Sayfayı Yazdır | Close Window

İMAM GAZALİ VE FİKİR MÜCADELESİNDE METODU

Nereden Yazdırıldığı: Gazali Net
Kategori: Gazali Hakkında Söylenenler
Forum Adı: Gazali'yi Savunanlar
Forum Tanımlaması: Gazali'yi Savunanlar
URL: http://www.gazali.net/forum_posts.asp?TID=1105
Tarih: 14 Ağustos 2020 Saat 16:38
Program Versiyonu: Web Wiz Forums 9.67 - http://www.webwizforums.com


Konu: İMAM GAZALİ VE FİKİR MÜCADELESİNDE METODU
Mesajı Yazan: fatma
Konu: İMAM GAZALİ VE FİKİR MÜCADELESİNDE METODU
Mesaj Tarihi: 25 Haziran 2010 Saat 00:25
İMAM GAZALİ VE FİKİR MÜCADELESİNDE METODU

        İmam Gazâli’nin İslam dünyasına en büyük hizmeti, dinimizi eski yunan felsefesine uydurmaya çalışan felasife cereyanının belini kırmış ve kökünü kurutmuş olmasıdır. İslam düşüncesine felsefeciler hakim olsaydılar, sapıklık yaygın hale gelecek, dinimizin safiyetine gölge düşürecekti. Bundan dokuz asır önce yaşamış olmasına rağmen imam Gazâli’yi son derece objektif bir araştırıcı ve tenkitci olarak görüyoruz. Bir fikri, doktrini veya cereyanı önce gayet bîtarafâne, soğukkanlı ,âdil  bir şekilde inceler, güzelce tahlil ederdi. Ancak ondan sonradır ki, tenkit edilecek taraflarını bir bir gösterirdi. Felsefecilerin eserlerini uzun müddet dikkatle incelemiş, tahlil etmiş ve bu çalışmalarını ‘Makasıd el – Felasife adlı eserinde hülasa etmiştir. Eser o kadar mükemmeldi ki , ortaçağ Avrupalıları bunu Latince’ye ve İbranice’ye tercüme etmişler, iki asır kadar felsefenin ne olduğunu anlamak için bu esere muhtaç olmuşlardır. Hazreti İmam Makasıd’ dan sonra “Tehafüt”ü yazmış ve bu şaheserinde felsefeyi yıkmıştır.

         O devirde diğer bir fitne kaynağı olan Bâtıniye taifesini de evvela derinden incelemiş ve bilahare tenkit edip çürütmüştür. Fakat bu cereyan akla ve mantığa dayanmadığı için, hurafeleri zamanımıza kadar sürüp gelmiştir.

          İslam dünyası asırlardan beri İmam Gazâli’nin metodunu terk etmiştir. Asırlardan beri Gazâli çapında kelam âlimleri, fikir mücadelecileri yetişmiyor. Bundan dolayıdır ki, fikren çok geri kalmış vaziyetteyiz.

          Devrimizde İslam dini ve toplumu için bir felasife cereyanı yoktur. Buna mukabil, ondan çok daha tehlikeli ve sapık cereyanlar ve doktrinler yayılmaktadır. Bizzat Müslümanlar arasında bozuk mezhepler, Ehl-i sünnet dışı inançlar türediği gibi, dış dünyadan da bir sürü dalalet cereyanı ümmetimiz arasında yayılmakta, tahribatını icra etmektedir. İmam Gazâli zamanında mevcut olmayan bozuk ve sapık cereyanlardan bazılarını zikredelim. Bahailik, komünizm, sosyalizm, farmasonluk, nasyonalizm v.s.

          Çağımızdaki din âlimlerinden ve Müslüman mütefekkirlerin ilmi eserler kaleme alarak bütün bu doktrinleri İslami yönden inceleyip tenkide tabi tutmaları, hatalarını bir bir gösterip çürütmeleri zaruri bir vazifedir. Ama nerede böyle kitaplar? … ortada birkaç avamî polemik eserinden, gayr-ı ilmi mücadele kitabından başka bir şey yok. Hâlbuki esas olan ilimle, mantıkla, akılla, hikmetle mücadele edip susturmaktır. Mesela farmasonluk hakkındaki eserleri ele alalım. Bu gizli dinin ve dünya saltanatının ana hatları nelerdir? Gayesi nedir? İnanç temelleri, felsefesi, faaliyet metotları asıldır? İslami ölçüler bakımından hangi noktalarda açıkça küfre düşmüşlerdir?... Bunlardan vukufla bahseden tek eser gösterilemez.

          İnsan tahayyül ediyor, diyor ki, İmam Gazâli şu devirde yaşasaydı ne yapar, nasıl kitaplar yazardı?... Felsefecileri “Tehafüt” adlı eseri ile nasıl çürüttü ise, şu devirdeki farmasonları, Avrupa mukallitlerini, komünistleri, sosyalistleri, nasyonalistleri, faşistleri de çürütürdü. Öyle eserler yazardı ki, Avrupalılar da hayran kalır ve kendi dillerine çevirirlerdi.

          Vehhâbilik İslam aleminde koskoca bir fırkadır. Adamlar kendileri gibi inanmayanlara kolayca müşrik ve kafir damgasını yapıştırıveriyorlar. “Ya Resulullah” diyen, kabristana gidip de ölülere dua eden kimseleri dinden çıkmış olarak görüyorlar da, kendileri her gün krallarına “Ya Celal el – Melik el – Muazzam!...” diye hitâp etmekte beis görmüyorlar… Vehhâbilik nedir? Lehince aleyhinde bir sürü laf ediliyor… Ama ortada Vehhâbiliği ilmi metotlara göre anlatan , tahlil eden eser yoktur. Sadece birkaç avâmî reddiye vardır. Ulema geçinenlerimiz kış uykusuna mı yattılar?

          Hindistan ‘da Kadiyani’lik yahut Ahmediyye diye yeni bir din türemiştir. Adamlar kendi pirlerine, Mirza Gulam Ahmet’e Mesih-i mev’ud, nebi diyorlar, kendisine vahiy geldiğini iddia ediyorlar. Ona inanmayan kâfirdir diyorlar. Ve memleketimizde cehalet, gaflet ve vurdumduymazlık o kadar kesifleşmiştir ki, Sayın Diyanet İşleri Başkanlığımız bu Kadiyaniyye mezhebinin ikinci halifesi ve yalancı peygamber Gulam Ahmet’in oğlu Mirza Beşirüddin Mahmud Ahmed’in “İslamyet ve Yeni Dünya Nizamı” adlı kitabını İngilizceden tercüme ettirip basıyor. Hem de, içindeki bozuk yerleri atmak, yani temizmiş gibi göstermek suretiyle… Memleketimizde birazcık bilim şuuru, ilmiye sınıfımızda (kaldı mı ki?) birazcık hamiyet olsaydı böyle bir şey karşısında yer yerinden oynar, nice reddiyeler kaleme alınırdı. Ama sorun bakalım siz, Kadiyanîlik nedir, doğru dürüst bilen kaç kişi çıkacaktır?

          Para kazanmak hırsıyla birtakım nâşirler ortalığı bozuk eserlerle doldurdular. Ne kadar reformcu, müteceddit, mezhepsiz, selefi varsa, dört renkli ofset baskılı kapaklar içinde (zehri teneke kutu içinde sunmazlar!) milletimize takdim edildi. Hiçbirini tenkit eden yok…

         İmam Gazâli ayarında âlimlerin, hiç olmazsa onun ve benzerlerinin yolundan giden şuurlu bir ulema sınıfının mevcut olmadığı yerde, sapık fikirler işte böyle yayılırlar. İmam Gazâli’den bu hususta da alacağımız çok dersler vardır. Ehl-i sünnet elden gidiyor… Ne ehl-i sünneti!... Din, iman kökünden yıkılmak tehlikesinde. Ey ilim sahipleri uyanınız, harekete geçiniz! Mücadele ediniz! Halk sapıtırsa, onların günah ve vebali de sizin boynunuza olacaktır…

         İslamiyete ve ehl-i sünnet mezhebine aykırı sapık fikir, cereyan ve ideolojilerde mücadele mevzûunda İmam Gazâli’den çok ders ve ibret almamız gerekmektedir. Bu büyük zâtın, hayatını, fikir ve eserlerini, mücadele metotlarını bu açıdan da dikkatle incelememiz zaruri bir vazife hükmündedir.


İHYA-U ULUMİD-DİN / Önsöz - Ubeydullah Küçük /  Syf:87 / Ahmet Serdaroğlu / Bedir Yayınevi



Sayfayı Yazdır | Close Window

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.67 - http://www.webwizforums.com
Copyright ©2001-2010 Web Wiz - http://www.webwizguide.com